Ara
  • sierradanismanlik

İK Yönetimi Artık Takım İçerisinde Gözlemlenebilen Davranışlara Odaklanıyor


Ancak kişilerin yetkinliklerini belirlerken nasıl bir ölçme-değerlendirme aracı kullanacağınız büyük önem taşıyor.  İnsanların kişilik özelliklerini derinlemesine irdeleyen birçok test mevcut fakat günümüzde sık yöneltilen sorulardan bir tanesi şu: İnsanların kişilik özelliklerinden yola çıkarak iş performanslarını nasıl ölçümleyebiliriz?

Kişilik özelliklerine göre çalışanları içedönük/dışadönük, sezgisel/düşünsel vs. diye tanımlamaktan ziyade takımda gösterdikleri davranışlarını ölçümlemek gerekiyor.  Takım rolleri teorisi ilk defa 1970’li yılların başında Prof. Dr. Meredith BELBIN tarafından ortaya çıktı. Onun önderliğinde geçtiğimiz 20 yıl içerisinde önemli bir kavram haline gelen BELBIN TAKIM ROLLERİ teorisi günümüze uzanan geniş bir zaman diliminde sürekli kendisini yenileyerek bireysel performanstan ziyade takımların bir bütün olarak performanslarının değerlendirilmesini mümkün kılıyor.

BELBIN organizasyonlarda kişilerin takıma olan bireysel katkılarını davranış gözlemleri üzerinden ölçümlüyor.  Çalışanların kişilik özellikleri onların performansı ile ilgili tek başına yeterli derecede bilgi veremeyebiliyor.  Kişilik özellikleri her ne kadar değişmese de insanların farklı takım dinamikleri içerisinde gösterdikleri davranışlar değişebiliyor. BELBIN bu anlamda yeni bir değerlendirme sistemi oluşturarak birebir gözlemlenen davranış kalıplarına odaklanıyor.  Hem kişinin kendisini değerlendirdiği hem de çalışma arkadaşlarının kişiyi 360 derece değerlendirdiği online bir değerlendirme sistemi oluşturan BELBIN kişilerin bulundukları takımdaki davranışlarına odaklanarak,  takıma en fazla hangi alanlarda katkı sağlayacaklarını belirliyor.  Bilgisayar ortamında ortalama 10-15 dakikada tamamlanan bu envanter, kısa zamanda kişiyle ilgili önemli davranışsal bulgulara sahip olmamıza olanak tanıyor.  İşe alımlarda, mülakatlarda dikkat edilmesi gereken noktaları belirleyerek kişilerin güçlü ve tolere edilebilir zayıf yönlerini tanımlıyor. Aynı zamanda kişilerin ast-üst olarak birlikte nasıl çalışacaklarını ve ne tarz bir liderlik stiline sahip olduklarını da belirlememizi sağlıyor.

1970’li yılların başında İngiltere’deki Üniversitelerde Dr.Meredith BELBIN’in yürüttüğü araştırmalarda rastlanan en önemli nokta başarı ve başarısızlığın sebebinin kişinin zekâsından çok bulunduğu takıma uyum sağlamasına ve davranışlarına bağlı olduğudur.  BELBIN TAKIM ROLLERİ 9 farklı takım rolü üzerine odaklanıyor.  Herkesin bir takım içerisinde öncelikli olarak tercih ederek sergilediği 2 ana takım rolü vardır. Bunun yanı sıra bulunduğu takıma göre değişen ve ikincil olarak tercih ettiği yönetilebilir roller vardır.  En son olarak da kişinin genellikle bulunduğu her takım içerisinde sergilemekten kaçınacağı,  en az tercih ettiği roller vardır. BELBIN daha önceden öğrendiğimiz paradigmaları tersine çevirerek kişinin en az tercih ettiği rolleri geliştirmeye çalışmak yerine güçlü alanlarına odaklanmayı ve takımı oluştururken birbirlerinin eksiklerini tamamlayacak kişilerin bütünlüğünden bir takım kurmayı hedeflemektedir .

Hepimizin özünde güçlü olduğu, yeteneklerini en doğru ve etkin şekilde kullanabildiği bir alan vardır. Ve biz istesek de istemesek de bu yanlarımız davranışlarımıza yansır. Önemli olan içsel olarak ilgi ve yetkinliğimizin olmadığı yanlarımızı zayıf olarak nitelendirip, geliştirmeye çalışmak; sevdiğimiz ve sergilemekten keyif aldığımız yönlerimize odaklanacağımız görevlerde takım içerisinde yer almaktır. Bunu sağlarken de BELBIN’in teorisine göre zayıf olduğumuz alanlarda güçlü davranışlar sergileyen ve bizi tamamlayacak takım elemanlarına ihtiyacımız vardır. Bu yaklaşım aynı zamanda günümüzün globalleşen organizasyon dünyasında da solo lider kavramından ziyade liderlik takımlarına odaklanılmasına olanak tanımıştır.

Artık kişileri pozisyonlara uydurmak için onların davranışlarını değiştirmeye çalışmak yerine, pozisyonları kişilerin yetkinliklerine göre değiştirmenin zamanı gelmedi mi, ne dersiniz ?